Hogwarts Akademik Okulu

Hogwarts Sanal Alemde!
 
AnasayfaPortalKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Duyurular

Sitemizle ilgili duyuruları buradan yapacağız

En son konular
» Isabella Katherine Dragon
Salı Mayıs 29, 2012 11:14 am tarafından Isabella Katherine Dragon

» Öğrenci Alımları
Paz Ocak 09, 2011 2:02 am tarafından riddle

» # Alımlar #
Cuma Ara. 17, 2010 11:39 pm tarafından onur123

» ~~ Alımlar ~~
Cuma Ara. 17, 2010 11:38 pm tarafından onur123

» Derse Alımlar
Cuma Ara. 17, 2010 5:32 pm tarafından onur123

» Ders Alımları
Cuma Ara. 17, 2010 5:31 pm tarafından onur123

» Derse Başvur
Cuma Ara. 17, 2010 5:29 pm tarafından onur123

» Derse Alımlar
Cuma Ara. 17, 2010 5:26 pm tarafından onur123

» - Alımlar -
Cuma Ara. 17, 2010 5:25 pm tarafından onur123

Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 61 kişi Perş. Mart 03, 2011 9:48 pm tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 2. Kompartman

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Angel Laila Cartier
Hogwarts Müdüresi-KSKS Profesörü-Slytherin Bina Sorumlusu
Hogwarts Müdüresi-KSKS Profesörü-Slytherin Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 45
Yaş : 24
Referans (Kim Tavsiye Etti) : Hogwarts...
Rp Sevgilin : Kont'u bekliyorum!
Savaş Tarafın : Ölüm Yiyen
Asan: : ?
Kayıt tarihi : 26/04/08

MesajKonu: 2. Kompartman   Cuma Haz. 20, 2008 7:19 pm

OYUN BAŞLASIN!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Melyssa Nelly Miller
Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 35
Yaş : 24
Referans (Kim Tavsiye Etti) : Angel'mmm Asena'mmm xD
Rp Sevgilin : Ian Boone Green
Savaş Tarafın : Benim Savaşım Kendimle xP
Asan: : deneme
Kayıt tarihi : 20/06/08

MesajKonu: Geri: 2. Kompartman   Paz Haz. 22, 2008 3:55 pm

O sabah kalktığınde içinde taraf edilemez bir duygu belirmişti. Bu belki heyecan belki de sevinçti , bunu kim bilebilirdi. Küçükken bu okulun lanetli olduğuna inanırdı. Bu okula başladığında ölüm yiyen olan babasından ilk büyüsünü yemişti. Ama Mely bunun için babasına kızgın değildi. Tabii o zamanlar.. Okulun kendisini sevmediği için bütün bunları yaptığı zannederdi. Belki de okulun içindeki ruhların , oysa hayaletler babasından daha sevecendi. Biri hariç , Kanlı Baron.. Onunki sevmemek değil , sevilmemekti. Belki de hiç seveni olmadığını sanmıştı , oysa Mely ondan ne kadar korksada ona özel bir ilgi beslemişti..

Belki de okulun lanetli olduğunu söylemek dağılmış ailesinin omuzlarındaki yükü almak gibidi. Böylece ailesini iyi birileri olarak düşünebiliyordu. İkinci sınıfa geçtiğinde ölen annesinin ölümünü de zile basıp kaçan çocuklar gibi okulun üzerine atıp okuldan en uzak olduğu yere göl kenarına kaçmıştı. İlk başlarda orası Mely için sığınma yeriydi , zamanla orda gerçekelrle hesaplaşmıştı. Ve şimdide o uğursuz yere gitmek üzere peron 9/3 çeyrek tüm katığıyla şuanda karşısındaydı. Oysa arkasında yüzlerce kader vardı. Yolları çizilmemiş ,saf ve masum çocukların kaderleri.Zamanla temizlikleri gidecek ve birgün Mely gibi kin ve savaın kanıyla bulanacaklardı. Şimdi koşma zaamnıydı.

Bu düşündüklerini kafasından atıp taş duvara doğru gözlerini kapatıp koşmaya başladı. Birden yumuşacık bir şeyin onu sarıp bıraktığını hisetti. Burnuna gelen duman kokusu ve çocuk seslerini birkaç saniye gözleri kapalı hissettikten sonra gözlerini açtı. Görevinde ilk günü olacaktı ve kendini çocuklardan daha çocuk hissediyordu. Yüzündeki yaramaz kız ifadesini silip trene girdi. Ne zaman o taş duvardan geçse kendini bir hayalet gibi hissederdi ve bu duygu mükemeldi.

Mely şaşkınlıkla gülümsedi ikinci kompartımanı kapabilmek için ne kadar erken gelirdi. Oysa bugün geç gelmişti ama boştu. Belki de Hogwarts ona şans kapılarını aralamaya karar vermişti.


-"Vovvv.."

diye sessizce bağırdıktan sonra kompartımana girdi ve bavulunu gerekli gözlere tıkıştırdı. Sonra da kendini rahat deri koltuklara bıraktı.

_________________


~ Boone ♥ Melyssa ~
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwartsforum.turkproforum.com/lejant-f99/melyssa-nelly-m
Allegra Lilith Widmore
Tılsım/Muska Profesörü
Tılsım/Muska Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 21
Yaş : 21
Referans (Kim Tavsiye Etti) : Asena~Mert
Rp Sevgilin : Yalnız Takılmak İstiyorum
Savaş Tarafın : Ölüm Yiyenler
Asan: : deneme
Kayıt tarihi : 20/06/08

Karakter Özellikleri
Özel Yetenek: Özel Yeteneğiniz

MesajKonu: Geri: 2. Kompartman   Paz Haz. 22, 2008 3:58 pm

İngiltere/ Londra/ Widmore Malikanesi
02.09.1994

Okyanus kadar mavi gözleriyle penceresinden dışarıyı izliyordu soylu bir kadın . Mavi gözleri , beyaz teni ve korku dolu bakışlarıyla Allegra Lilith Widmore bu kadın . Lady Widmore …
Dışarıda Widmoreların avlusunda ölüm yiyenlerin kurucularının tüyleri diken diken eden ve kendine özendiren heykelleri , kısrakların ve midillilerin barındığı ahır , uzunca bir havuz ve Lady Widmore’un güllerle kaplı bahçesi bulunuyordu . Lady Widmore soylu bir kadının asilliğiyle elinden bir fincan kahve pencerenin önünde dikiliyordu . Uzun siyah geceliği karanlıkta onu daha da görünmezleştirmişti . Fincanı ağzına yaklaştırdı yavaşça . Kahvesinden bir yudum aldı ve kendini süslü yastıklarla kaplanmış kırmızı koltuğuna attı . Düşünceli ve korku dolu görünüyordu . Sessizliği seven birisi olduğundan odanın dışından gelen ayak seslerini duydukça gıcık gıcık bakıyordu etrafa . Bu ayak sesleri babası Charles Lee Widmore’a aitti . Koridorda bir ileri bir geri gidip geliyordu . Bir ara ayak sesleri kesildi . Lady Widmore babasının aldığı kararı kabul ettiğini umuyordu . Beklediği an …. Kalbi daha da hızlı çarpmaya başlamıştı . Fincanı sehpasına koydu . Doğrusu babasının odaya girip aldığı karara ne diyeceğini merak ediyordu .

Karara gelince … Charles Lee Widmore soylu bir bakandı . Babasının babası Londra’ya çok katkıda bulunmuştu . Londra’nın gelmiş geçmiş en iyi bakanıydı . Ölünce bakanlığa Charles Lee Widmore’un babası geçmişti . O da Londra’yı babası gibi yönetti . Vefatından sonra şimdiki bakan Charles Lee Widmore görevliydi . Saltanat haline gelmişti bu meslek . Halk bile seçimle oy vermiyordu . Widmoreları kusursuz görüp şehri onlara teslim ediyordu . Allegra Lilith Widmore bakanın tek çocuğuydu . Onun değerlisiydi . Babası Allegra’yı küçüklüğünden beri bir bakan olarak yetiştirmiş , en iyi imkanları sağlamış , eğitimine çok önem vermişti . Allegra Hogwarts’da okumuş en yüksek dereceyle mezun olmuştu . Babasının gurur kaynağıydı . En sevdiği ve en başarılı olduğu ders Muska için ömrünü verirdi . Derse girdiği ilk gün şok olmuş başka hiçbir dersin bu kadar güzel olamayacağını düşünmüştü . Okuldan mezun olurken Muska profesörüne bir söz vermişti . O söz ..
“ Hayatımı Muska’ya adayacağım . Herkesin bu harika büyüleri bilmesi gerek . Ben de sizin gibi bir profesör olacağım . “idi . Sözünü asla unutmadı .

Yıllar geçti . Allegra Lilith Widmore artık mesleği için hazır hale geldi . Eski okulu Hogwarts’a başvuruda bulundu ve kabul edildi . Bir gün kalmıştı . Tek bir gün . Yumuşacık yastığına başını koyup uyuyacaktı kalkacaktı ve profesörlük hayatı başlayacaktı . Çok sevinçliydi . Bir yandan da bu sevinci bastıran korku vardı içinde . Babasıydı … Babasına nasıl açıklayacaktı ki? Hiçbir laf etmeden kaçacak mıydı ? Hayır ! Bunu babasına yapamazdı . Açıklamak zorundaydı .

İşte bu gün yarın okula gideceğini heyecanla beklediği gündü . Bu günün sabahında babasına her şeyi açıklamıştı …

Her zamanki gibi baba kız mutfaktaki geniş ve uzun masalarında karşı karşıya oturmuşlardı . Lady Widmore bir uçta babası bir uçtaydı . Belki şimdi söyleyebilirdi . Aralarında mesafe varken rahatça yapabilirdi . Aşçıyı bir bahaneyle odadan çıkardı . Derin bir nefes alarak babasına :

-“Size bir şey açıklamak istiyorum babacığım .” dedi tüm saygısıyla .

Babası tamam anlamında kafasını salladı . Heyecanı doruktaydı . Evet işte sırasıydı anlatmanın . Heyecanı birazcık dinince . Kararlı bakışlar attı babasına .

-“ Anlattıklarım belki sizi hayal kırıklığına uğratabilir . Ama siz benim babamsınız çekip gidemem ki . Anlatmam gerekir . Ben bakan olmak istemiyorum baba . Bu meslek bana göre değil . Ben profesör olmak , yıllar önce verdiğim sözü yerine getirmek istiyorum . Hogwarts’a başvuru yaptım ve kabul edildim . Yarın okula gidiyorum baba . Siz bu duruma kızacaksınız ama bir insan nasıl istemediği mesleği yapabilir ki ? “

Babasının kızdığı çatık kaşlarından anlaşılıyordu . Elindeki çatalı masaya koydu . Tam bağıracaktı ki Lady Widmore beklenmedik çeviklikle masadan kalktı . Kahvesini aldı ve koşarak odasına çıktı . Akşama kadar odasında kaldı . Dışarı çıkmadı . Valizini toplamakla geçti tüm günü . Her işi bitmiş soğumuş kahvesini yudumlarken ayak sesleri duymaya başladı . Buraya kadar olay gergindi . Ta ki ayak sesleri kesilene kadar . Lady Widmore babasının aldığı kararı sabırsızlıkla bekliyordu . Fincanı sehpaya koydu . Kapının kolu gıcırdıyla aşağıya doğru indikçe bayılacak gibi oluyordu . İşte o an … Adeta Lady Widmore’un kalbinin durduğu an . Soluğu kesildi . Ama beklemediği gibi oldu . Babasının çatılmış kaşları inmişti . Gayet sakin duruyordu . Kırlaşmış saçları yılların emeğini gösteriyordu . Kollarını açtı . Tüm sevgisiyle Allegra’sını kucaklamak istedi . Allegra’nın düşünceli ve korkmuş hali geçmiş yerini tatlı bir gülücük almıştı . Koşarak babasının kucağına attı kendini . Ruhuysa hala okuldaydı . Bir an baba sevgisinin ne kadar değerli olduğunu düşündü . Babasının yerini kimse alamazdı . Vefat etmiş annesi bile . Kedini kollarından çekip sordu .

-“Babacığım bu işe ne diyorsunuz? “

Babası Allegra’sının narin ellerini tutup :

-“Gönlün ne istiyorsa o olsun . “ dedi . O kadar kısa ve net cümleydi ki babasının düşüncelerini tam anlamıyla anlatmıştı . Memnuniyetle baktı valizine . Gidiyordu . Yeminini gerçekleştirmeye gidiyordu . Babası kızını alnından öptükten sonra kapıyı kapatarak gitti . Lady Widmore gülümsedi kaderine . Mutluydu artık . Yarın uzun bir yolculuğu vardı . Kendini yumuşak yatağına attı .

İngiltere / Londra / Peron 9/3 Çeyrek
03.09.1994

Widmore Malikanesi’nde belli bir düzen vardır . Herkes saat sekizde kalkar . En geç on birde de yatardı . Malikanedekiler bir robot gibi aynı saatte kalktı yine o gün . Herkes görevine başladı . Aşçı kahvaltı hazırladı . Bahçıvan bahçeyle ilgilendi . Hizmetçiler de evin ihtiyaçlarını karşıladılar . Lady Widmore ve babası da bu düzene bağlıydı . Kalktıkları zaman hemen günlük kıyafetlerini giyinir sonra kahvaltı yapar ve işine bakarlardı . Ama Lady Widmore bu gün farklı giyindi . Bir profesör kadar ciddiydi . Aynanın karşısında yeni haline alıştıktan sonra mutfağa indi . Babasıyla mutfakta karşılaştılar . Babası çoktan oturmuş tabağındakileri yiyordu bile . Lady Widmore babasının boynuna sarıldı . İç çekti . Onu çok özleyecekti . Son kahvaltılarını yaparken bile babası her zamanki gibi neşeliydi . Allegra’sını güldürüp duruyordu . Kahvaltılarını bitirdiler . Lady Widmore hizmetçilerine valizini getirmeleri için emir verdi . Sonunda babasıyla baş başa kalabilmişti . Son kez baba kız sarıldılar . Bakan babasını işleri olduğundan onu sadece arabasına kadar götürebildi . Hizmetçiler valizini bagaja koydular , şoför yerini aldı . İşte her şey hazırdı . Her şey hazırdı ama ayrılık için hazırlar mıydı ? Evet . Lady Widmore kendini hazır hissediyordu . Artık bir kadındı o . Son kez vedalaştıktan sonra gül bahçesine baktı . Bunların hafızasında kalmasını çok istiyordu . Arabanın yumuşak koltuğuna attı kendini . Bir saat sonra rahat bir yolculuk sona erdi . Şimdi istasyon tam karşısındaydı . Trene binmesiyle yeni bir hayata başlayacaktı . Şoförü valizini trene binene kadar taşıdı . Bir yerden sonra şoförü yalnız bırakarak treninin önüne geldi . Adımını trene attı artık . Yeni hayatı tamamıyla başlamış oldu . Kompartımanların çoğu boştu . Ama kendini yeni hayatında yapayalnız hissediyordu . Biraz daha ilerledikten sonra sarışın güzel bir kadının kompartımanların birine yerleşmiş olduğunu gördü . Hiç çekinmeden kendini içeri attı . Valizini bir köşeye koyduktan sonra .

-“Merhaba . Ben Widmore . Hogwarts’ın yeni Muska profesörüyüm . Yerleşebilir miyim ?"

Tatlı kadının yüzüne baktıkça yeni bir arkadaş edinmiş gibi hissediyordu . Kendini “Lady” olarak tanıtmaktan bıkmıştı . İnsanların ona soyadıyla hitap etmesi daha da iyi olurdu . Tatlı kadının cevabını bekliyordu sabırsızca ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Melyssa Nelly Miller
Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 35
Yaş : 24
Referans (Kim Tavsiye Etti) : Angel'mmm Asena'mmm xD
Rp Sevgilin : Ian Boone Green
Savaş Tarafın : Benim Savaşım Kendimle xP
Asan: : deneme
Kayıt tarihi : 20/06/08

MesajKonu: Geri: 2. Kompartman   Paz Haz. 22, 2008 6:32 pm

Mely pencereden taş duvara bakıyordu. Taş duvara bakması başını diğer tarafa bakmasından korkmasından mıydı? Yoksa onu hiç trene getirmeyen anne ve babasını görmesinden miydi? Bilemiyordu , ikincisi olabilirdi. yada her ikisi.. Mely ZAY'lı bir ailenin küçük kızıydı. Çalışma hayatı yada çalışma bahanesiyle ailesinden hiç ilgi görmemişti. Ama yinede sevgiyle büyümüştü , tek fark oan sevgi gösteren aile kendi ailesi değildi.Karşı villalarında ölüm yiyen bir aile otururdu.Yaşlı bir kadın ve espirili tonton bir adam. Mely'nin ailesi onları sevmezdi ama o aile Mely'e aileinin hiç yaşatmayacağı mutlu anları yaşatırdı. Onlar sayesinde ölüm yiyenliği tanıyıp sevmişti. Hatırlıyordu da koluna o dövme işlenirken yaşlı kadın elini tutmuştu , annesinin tutmayacağı kadar sıkı ve güven dolu.O dövme sadece o kadının annesinden öte olduğunu anlamasını sağlamamış, belki de Mely'nin hatırlanmasını sağlamıştı. Ailesi bağırmış çağırmış , nasihat etmiş. Onunla ilgilenöişlerdi.Başta hoşuna gitmişti. Hiç sevilmeyen kötü kız artık ilgi görüyordu. Tabi bu uzun sürmemişti ve birgün asalar havaya kalkmıştı. Buna rağmen Mely hep şapşaldı , olanları yok sayarak ailesinin yüzündeki çocuklarına ilgisizlik ve nefret damgasını silerek yaşamıştı. Büyülerden ve bu nefreti silmekten yorulduğunda ise daha onbeş yaşındaydı. Ailesi tarafından bir kez trene görülmemiş ve saçları okşanmamıştı. Ve onbeş yaşına bastığı dolunaylu gece kapının önüne koyulmuştu. Ama hiçbir azamn ailesini sevmekten vazgeçmemişti. Onlar onu görmemezliğe gelmede yolda ne zaman görse yollarını kesip selam vermişti. Sonuç olarak o geceden sonra evien alan ve her selam verdiğinde oan gülümseyen yeni bir ailesi vardı.. Miller ailesi.. O yaşlı kadın ve adam.. Yinede hergün sokakta annesiyel karşılaşmak çok farklıydı. Ne zaman eline bir buz deydi onları hatırlardı.

-“Merhaba . Ben Widmore . Hogwarts’ın yeni Muska profesörüyüm . Yerleşebilir miyim ?"

Başını hızla gelen kadına çevirdi ve eliyle gözündeki damlamak üzere olan yaşı sildi. Kahverengi saçlı , esmer ve renkli gözlü.. Oldukça güzel bir kadındı. Kompartıman koridorundaki pencereye bakmamaya çalışarak , herzamanki içten gülümsemeyle;

-"Memnun oldum bende Mely. sihirli yaratıkların bakımı profesörüyüm.. Tabi rahatınıza bakın.."

_________________


~ Boone ♥ Melyssa ~
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwartsforum.turkproforum.com/lejant-f99/melyssa-nelly-m
Hermione G. Weasley

avatar

Mesaj Sayısı : 16
Yaş : 22
Referans (Kim Tavsiye Etti) : -
Rp Sevgilin : Ronald Weasley
Savaş Tarafın : Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Asan: : Ölüm Ateşi
Kayıt tarihi : 13/06/09

MesajKonu: Geri: 2. Kompartman   C.tesi Haz. 13, 2009 10:56 pm

Hermione başka yer bulamayınca, sonunda mecburen üçüncü kompartmana girdi. Gerçi biraz kalabalıktı ama bir yer bulup oturdu. Hermione'nin tahminine göre burda bulunanların çoğu profesördü. O yüzden çok sıkılacağını fark etti ve sandığından 'Hogwarts:Bir Tarih' kitabını çıkardı ve okumaya başladı. Birden içeri biri girdi. Hermione ayak seslerini duyunca hemen kafasını kitaptan kaldırdı. Bu çocuk Kings Cross'ta gördüğüydü. Yanlış hatırlamıyorsa adı Ronald'dı. Çocuk Hermione'yi fark edip gülümsedi ve "Selam" dedi. Hermione de ona gülümsedi ve o da "Selam" dedi. Bunun bir sohbete dönüşeceğini fark edince kitabını kaldırdı. "Gelebilir miyim?" diye sordu. Hermione "Sıkışmayacağını düşünüyorsan,buyur otur." diye cevap verdi. Ron sırıttı ve Hermione'nin yanına oturdu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
lucy weisberger



Mesaj Sayısı : 4
Yaş : 24
Referans (Kim Tavsiye Etti) : kimse tavsiye etmedi
Asan: : deneme
Kayıt tarihi : 07/01/10

MesajKonu: Geri: 2. Kompartman   Cuma Ocak 08, 2010 9:32 pm

Lucy 2. kompartımana doğru yol aldı.kompartımana girdiğinde içerinin pek kalabalık olmadığını gördü.geçip bir kenara oturdu.pencereden dışarı bakmaya başladı.
etraf çok güzeldi.sonsuz bir mavilik ve yeşillik uzanıyordu.
sonra biraz sıkıldı.çantasından dırdırcı dergisini çıkardı ve okumaya başladı.
ama okuduğundan pek anlamıyordu.nedeni ise hogwartsa ilk defa geleceği içindi.orayı görmeyi çok istiyordu.
hogwartsa yaklaşmışlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: 2. Kompartman   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
2. Kompartman
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Akademik Okulu :: Giriş Bölümü :: Hogwarts Ekspresi-
Buraya geçin: